66 Yıllık Makale Yeniden Gündemde: 13 Kasım 2026 Neden "Kıyamet Günü" İlan Edildi?

66 Yıllık Makale Yeniden Gündemde: 13 Kasım 2026 Neden "Kıyamet Günü" İlan Edildi?
66 Yıllık Makale Yeniden Gündemde: 13 Kasım 2026 Neden "Kıyamet Günü" İlan Edildi?
16px
32px

Levent Öztürk 30 Eylül 2026 16:33

13 Kasım 2026 tarihi, internet ortamında zaman zaman "kıyamet günü" olarak karşılaşılan tarihlerden biri. Bu iddianın kaynağında ise kehanet ya da yeni bir bilimsel uyarı değil, 1960 yılında yayımlanan ve nüfus artışını matematiksel olarak modelleyen eski bir çalışma var.

Fizikçi Heinz von Foerster ve ekibinin hazırladığı makale, Milat döneminden 1958'e kadar uzanan nüfus verilerini kullanarak gelecekteki büyümeyi hesaplamaya çalıştı. Araştırmacılar, dönemin hızlı nüfus artışından hareketle üstel bir model kurdu. Denklem ileriye doğru işletildiğinde 2026 yılında matematiksel bir tekillik ortaya çıkıyor; başka bir ifadeyle model, nüfusun teorik olarak sonsuza ulaşacağı bir kırılma noktası veriyordu.

13 Kasım Tarihi Nereden Geliyor?

Çalışmanın bugün yeniden ilgi çekmesinin nedenlerinden biri de başlığında geçen kesin tarih. Ancak 13 Kasım'ın ayrıca bilimsel bir anlamı yok. Foerster bu tarihi kendi doğum gününe gönderme yapan mizahi bir ayrıntı olarak seçmişti.

Araştırmanın amacı da insan nüfusunun gerçekten bir gün sonsuza ulaşacağını ileri sürmek değildi. Foerster ve ekibi, sınırlı kaynaklara sahip bir gezegende kesintisiz nüfus artışının sürdürülebilir olmayacağına dikkat çekmek istiyordu. Model döneminde geniş tartışma yaratırken bazı bilim insanlarından sert eleştiriler de aldı.

Kısa vadede nüfus artışındaki eğilimi belirli ölçüde yakalayabilen denklem, zaman aralığı uzadıkça gerçek dünyadan uzaklaştı. Bunun temel nedenlerinden biri, demografik davranışların sabit kalmamasıydı. Sanayileşme, ekonomik gelişme ve değişen yaşam koşulları birçok ülkede doğum oranlarını aşağı çekti. Böylece 1960'larda oluşturulan kesintisiz büyüme senaryosu gerçekleşmedi.

Dünya Nüfusunu Saymak Bile Kolay Değil

Bugünkü küresel nüfus tahminleri de kesin bir sayı vermenin ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Birleşmiş Milletler dünya nüfusunu yaklaşık 8,2 milyar olarak hesaplarken, bazı güncel araştırmalar özellikle kırsal bölgelerde yaşayan insanların mevcut veri setlerinde yüzde 53 ile yüzde 84 arasında eksik temsil edilebildiğine işaret ediyor.

Nüfus sayımları, istatistiksel tahminler ve matematiksel modeller birlikte kullanılsa da savaşlar, göç hareketleri ve idari eksiklikler tabloyu karmaşıklaştırabiliyor. Bu nedenle küresel nüfus rakamları kesin bir sayaçtan çok, mevcut veriler üzerinden oluşturulan en iyi tahmini ifade ediyor.

Birleşmiş Milletler'in güncel projeksiyonları da 1960 tarihli modelden oldukça farklı bir tablo çiziyor. Küresel nüfusun 2080'li yıllarda yaklaşık 10 milyar seviyesinde zirveye ulaşması bekleniyor. Dolayısıyla 13 Kasım 2026 için bilimsel olarak desteklenen bir kıyamet senaryosu bulunmuyor. Eski makalenin bugün yeniden gündeme gelmesi ise matematiksel modellerin, geçmişteki eğilimler geleceğe sınırsız biçimde taşındığında ne kadar uç sonuçlar üretebileceğine iyi bir örnek oluşturuyor.

İlgili Galeri

Kıyamet senaryolarının yanlış anlaşılan kalesi: Svalbard Galeriye Gözat

Diğer Haberler